Enki’den

özgürlük hakkında
 

Dünyaya kimin gözleri ile bakıyoruz ?

Posted by admin under Linux, özgür yazılım ve özgür felsefe on Haziran 26th, 2008.

Bu soruyu kendime sorduğumda yanıtı çok kolay verebiliyorum.Türk vatandaşı olarak bağımsızlığı ruhumuza kazımış Mustafa Kemal´in evladı olarak bakıyorum diyebilirim.Ayrıca hukukçu kimliğim gereği haklı haksız ayrımını sürekli yaparak yaşıyorum.İşte bunlar benim gözlerim.Peki biz dediğimizde,yani bu ülkenin insanları olarak nasıl bakıyoruz ?

Asıl mesele burada başlıyor.Ayakkabısının markasından yemek yediği lokantanın adına kadar marka ve gösteriş bağımlısı Türk görünümlü gringo olarak görüyorum bizi ben.Köyünde hala taş ile büyük abdestini yapan insanlar varken Paris´te diordan alış veriş yapan bizi görüyorum.Açlık sınırının altında 12 milyon insan yaşarken kapalı kaynak kod çetelerine milyonlarca dolar ödeyen bizi görüyorum.

Şimdi benle bizin çeliştiği noktada hukukçu olarak bir şeyler söylemek beyninizde fırtınalar yaratmak ve gözlerinize yeni gözler eklemek isterim.Türk Ceza Yasasında sanırım 220 ci maddede bir tanım var suç işlemek amacı ile örgüt kurmak.Bunun gerçekleşebilmesi için ise en az üç kişi gerekiyor.Bu üç kişi bu suçu örgüt kurarak yardım ederek propagandasını yaparak işleyebiliyor.Nereye geleceğim sanırım anladınız.Konumuz özgür yazılım olunca karşıtı özgür olmayan yazılım yani kapalı kaynak kod ve onun savunucuları olduğu açıktır.

Bu gün tüm dünyada bu özgür yazılım karşıtı gizli kodcu yazılım firmaları ne insanların isteklerini karşılayabiliyor nede emeklerinin karşılığını alıyorlar.Emeklerinin karşılığını değil ayakkabımızın markasına bağlı lokantamızın ismine bağlı olduğumuz gibi marka ve patenlerini diledikleri fiyata satıyorlar.Ve bizi sömürüyorlar.Bunu da tek başına bir manda-soft olarak yapmıyorlar.Bir çete halinde tüm yazılımlarını birbirlerine uyumlu ve özgür yazılıma uyumsuz halde yapıp insanları bağımlı hale getirmeye çalışıyorlar.Tıpkı tütün satıcı firmalar gibi.örnek ooxml

Yine bu çete ve üyeleri ülke ülke gezerek kapitalist sistemi tercih etmiş yöneticileri ile birebir ilişkilere girip onlarla empati kurup kendi gizli kodlarını asıl hale getirmeye çalışıyorlar.Bunun için haksız kazandıkları dolarların bir kısmını da harcıyorlar.Kim ne kadar sebepleniyor bu işden bunu kimse bilemez tıpkı gizli kod gibi bu ilişkilerde gizleniyor.

Ülkemiz için örnek verir isek tamamen gizli kod uygulamasını benimsemiş bir Milli Eğitim
Bakanlığı bu şüpheyi uyandırıyor.Ben Milli Eğitim Bakanlığının hiç bir uygulamasını kullanamıyorum.Bana diyor ki,gideceksin şu çetenin gizli kodlarını satın alıp beni öyle kullanacaksın.Peki neden ? Benim sömürülmeme benim Bakanlığım neden aracılık eder.Hadi bırakalım dünyadaki diğer özgür yazılımları neden Tubitakın geliştirdiği Türkçe dağıtım olan pardusu kullanmaz, kullanılmasına izin vermez.Yanıtını ben bilmiyorum, ama şunu söyleyebilirim ki ben sömürülüyorum, bununla birlikte çocuklarımız da gizli kodun tiryakisi haline getirilerek bağımlı hale sokuluyorlar.

Bu çetenin reisi asıl kullanıldığı ülkede dahi haksız rekabet nedeni ile milyarlarca dolar tazminat ödemekte,hatta üyesi olduğumuz Avrupa Parlamentosu ve üye olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği de bu çete ye milyarlarca Avro para cezası kesmekte iken benim ülkem 12 milyonu açlık sınırının altında yaşayan halkım bu çeteye sömürtülmektedir.

Ceza yasası ve insan hakkı kavramlarının felsefinden bahsetmek istiyorum.Örneğin ülkemizde uygulamada hırsızlık düzenlemesinde malın değerinin az olması yada ağır ve acil bir ihtiyaçtan dolayı işlenmesi halinde verilecek cezada indirim yapılır yada hiç ceza verilmez Peki bu çetenin çalışması sayesinde işletim sistemsiz bilgisayar satışı neden yasak ?Bir bilgisayar işletim sistemsiz ne işe yarar ?Bilgisayar satıcıları bu çete ile nasıl bir işbirliğine girmişler ki gizli kod işletim sistemi olmayan bir sistemi satmazlar.

Burada temel hukuk kuralı olan yaşam hakkından bahsetmek isterim.Yaşam hakkı hukukun temelidir.İnsanın insan olabilmesi için yaşaması gerekir.Şimdi 12 milyon açlık sınırının altında yaşayan halkın ekmek çalmasına kim hırsız diyebilir.Sadece bu çete ve mensupları diyebilir sanırım.Bir benzetme yaparsak artık günümüzde iki dünya var biri bilgisayarlı yaşam diğeri doğal yaşam.Bir bilgisayarı insana benzetirsek onun yaşam hakkı için temel olan nedir ? Tabi ki işletim sistemi. Tıpkı insanların en azından yaşamak için ekmek yiyebilmeleri gibi.Peki biz yaşamak için bu çeteye ödeme yapmak zorunda mıyız?

Ülkemin bilgisayar kullanıcılarının % 90 nı bu çetenin gizli kodları ile çalışan sistemini kullanmakta imiş .bunların % 90 da korsanmış hırsızmış deniyor.Bunların kimin adına konuşulduğunu görecek gözlerden bakalım istiyorum Dünya `ya.

Bu yazıları okuyan birisi beni fanatik bir Stallman yanlısı olduğumu düşünebilir.İşin gerçeği, insanlığın henüz Stallman´ın düşüncelerine alışabileceğini ve uygulayabileceği bir seviyeye ulaşabileceğine ihtimal vermiyorum..Yinede iyi ki Stallman gibileri var iyi ki robin good lar var.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.özgür yazılımla özgürlüklerle olunuz.

Özgürlük için Pardus-Linux.Org!